Kadın Sorunları İletişim Fakültesi'nde Konuşuldu


Kadın Sorunları İletişim Fakültesi’nde Konuşuldu

Ondokuz Mayıs Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler Öğrenci Topluluğu tarafından 8 Mart Kadınlar Günü dolaysıyla  Mustafa Kemal Güneşdoğdu Kampüsü İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda 9 Mart 2015 Pazartesi Günü  "8 Mart Kadın ve Hayat Paneli" düzenlendi.

 Mustafa Kemal Güneşdoğdu Kampüsü İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen panele, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Sevilhan Mennan, İletişim Fakültesi Dekanı Nurdan Öncel TAŞKIRAN, İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nurhayat Yoloğlu, Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürü  Canan Soğukpınar, Valilik KOZA Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Talay, Avukat  Birgül Bilgin, Ödüllü Öğretmen Dilek Livaneli, İletişim Fakültesi Öğretim üyeleri,  öğrencileri ve basın mensupları katıldı.

 Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan panelde açılış konuşmasını İletişim Fakültesi Dekanı adına Yrd. Doç. Dr. Nurhayat Yoloğlu yaptı. Yoloğlu konuşmasında 8 Mart’ın nasıl ortaya çıktığını ve kadınlar için ne anlama geldiği hakkında bilgi verdikten sonra Türkiye’deki kadın cinayeti oranlarındaki yükselişe vurgu yaptı.  Yoloğlu; " Biz kadın derken ezen, erkek derken ise öven bir kalıp ile yaşıyoruz. 2014 yılında Türkiye’deki erkek şiddeti sayısal verilerine bakacak olursak 281 kadın öldürüldü, 109 kadın/kız tecavüze uğradı, 500 kadın yaralandı ve 140 kadın/kız cinsel istismara uğradı. Her 5 kadından biri kocasından veya sevgilisinden ayrılmak istediği için hayatını kaybetti. Bu sırada kullanılan silahların yüzde 59’u ateşli silahlar, yüzde 30’u kesici aletler, yüzde 11’i ise kaba kuvvetledir" dedi.

 Avukat Birgül Bilgin ise konuşmasında; "Kadın hakları ülkemizde çok önemli sorunlarından birisi olarak karşımıza çıkmakta. Özellikle son dönemde yaşadığımız olaylar bizi bu konuda bir şeyler yapma zorunlu kılıyor. Bazı istatistiklere göre şiddet olaylarının en çok yaşandığı bölge Karadeniz’dir. Özellikle Osmaniye kadın şiddetinde birinci seçilmiştir" dedi. Belgin, Türk Ceza Kanununun cinsel suçlar konusunda bazı kanunların yetersiz kaldığını, cinsel suçların topluma karşı yapılmış olarak gösterilmesinin yanlış olduğunu vurguladı.

 Valilik KOZA Şiddeti Önleme ve  İzleme Merkezi Müdürü Tuğba Talay ise, şiddet mağduru kadının ülkemizde fazla olduğunu ve en aza indirmeye çalıştıklarını söyleyerek söze başladı. Talay, " Samsun nüfusu ile orantılı bakacak olursak 642 bin 693 kadından 3 bin 743’ü şiddet merkezine başvurdu. Bunlar sadece bizim bildiklerimiz.  En büyük sıkıntımız emniyet şiddete uğrayan kadınların verilerini gizli tutuyor, adli işlem boyutundaki makamlar gizliyor, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığının verilerinden haberimiz olmuyor. Bu yüzden veriler her seferinde farklı olabiliyor. Ve en önemlisi şiddete maruz kalan bir kadın önce emniyete gidiyor, oradan savcılığa  yönlendiriliyor daha sonra bir sığınma evine. Burada yine kadın mağdur durumuna düşüyor. Çünkü emniyete gittiği zaman hırsızlık olayı kadın şiddetinden daha önemli bir olay olabiliyor. Bu yüzden biz Şiddet Önleme İzleme Merkezlerini kurarak bu işlemleri tek bir yerde topladık"  diyerek konuşmasını merkezin vizyonundan bahsederek sonlandırdı.

 Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürü Canan Soğukpınar denetimli serbestliğin tanımını yaparak konuşmasına başladı. " Denetimli Serbestlik, ceza yargılamasının parçası ve bir ceza infaz yöntemidir. Sosyal anlamda denetimli serbestlikte, kişinin rehabilitesi ve topluma kazandırılması esastır. Türk hukuk sisteminde denetimli serbestlik; kişinin işlediği bir suç nedeniyle tutuklanması ya da mahkemece hakkında mahkumiyet kararı verilmesi sonucunda cezaevine girmesi yerine, cezasını toplum içersinde gözetim ve denetim altında çekmesini ifade eder" dedi.

 Konuşmaya OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevilhan Mennan devam etti. Mennan " Ben feminist değilim ama şunu biliyorum ki kadın erkekten daha üstündür. Çünkü kadın 5 işi birden yapabilir. Hem becerikli bir akademisyen hem çocuğuna şefkat veren bir anne hem de iyi bir eş olabilir.  Tek yapmanız gereken biraz sabırlı olmak. Hiçbir zaman aceleci davranmayın" diyerek özellikle kadınlara seslendi.

 Son olarak konuşan Ödüllü Öğretmen Dilek Livaneli ise köy okullarında yaşadığı zorluklara nasıl göğüs gerdiğini belirterek köyde yaptığı çalışmaları anlattı. Livaneli; " Benim için önemli olan ödül değildi. Ben bu işe ödül için başlamadım. Benim tek amacım o köyü oradaki insanları hayatla tanıştırmaktı.” dedi.

 Program katılımcılara teşekkür belgelerinin verilmesiyle son buldu